İnsanlar üzerinde olumsuz etki yapan ve istenmeyen sesler olarak tanımladığımız gürültü, teknolojinin gelişmesine bağlı olarak artmış, günümüzde önemli bir çevre sorunu olmuştur. Ülkemizde ise az bilinen bir kirlilik türüdür. Gürültü insanların işitme sağlığını ve algılamasını olumsuz yönde etkileyen, fizyolojik ve psikolojik dengelerini bozabilen, iç performansını azaltan, çevrenin hoşluğunu ve sakinliğini yok ederek niteliğini değiştiren bir tür kirliliktir.
İnsan sağlığına olan etkilerini de şöyle gözlemleyebiliriz:
30-65 db (desibel) : konforsuzluk, rahatsızlık, sıkılma duygusu, kızgınlık, konsantrasyon ve uyku bozukluğu.
65-90 db : kalp atışının değişimi, solunum hızlanması, beyindeki basıncın azalması.
90-120 db : metabolizmada bozukluk, baş ağrısı.
120-140 db : iç kulakta bozukluk.
140 ve üzeri : kulak zarının patlaması.
Günlük hayatta karşımıza çıkan seslerin desibellerine göz atarsak:
- 20 desibel: Fısıltı sesi
- 50-55 desibel: radyo ve televizyon oda sesi
- 60 desibel: normal bir konuşmanın ortalama ses düzeyi
- 70-81 desibel: ortalama elektrik süpürgesi sesi
- 80 desibel: bir saç kurutma makinesinin ortalama sesi
- 100 desibel: disko ve bar sesi
- 120 desibel: katlanılabilir son seviye
Merkezi vakum sistemi temizlik yapılan ortamda sessiz çalışır. Sistem kullanım sırasında sadece emiş sesi vardır. Bu da bir kütüphanedeki fısıltıya eşittir.
Sistemin vakum ünitesi temizlik yapılan mekândan uzakta farklı bir odada bulunur. Merkezi Süpürge sistemi, geleneksel yöntemlere kıyasla rahatsız edici sesleri tamamen ortadan kaldırır.
Sistem ile vakumlanan toz ve partiküller vakum hattında gürültü yaratmaz çünkü hava siklonu (Hava yastığı üzerinde) ile her şeyi sürtünme olmadan mükemmel bir şekilde merkeze toplar.









